ZİLYETLİĞE DAYANAN TESCİL DAVALARI

 ZİLYETLİĞE DAYANAN TESCİL DAVALARI

Sevgili okurlar, yazımıza zilyetliğin tanımı ile başlayalım. Zilyetlik basit tanımıyla bir malı elde tutma, ona hakim olmadır.Bir taşınmaz üzerinde hakimiyete sahipseniz, onu ekip biçiyor veya bir şekilde kullanıyorsanız ona zilyet olursunuz.

Medeni Kanun  belirli koşulların sağlanması halinde zilyet olduğunuz taşınmazı adınıza tescil ettirme imkanı tanımıştır.Kadastro kanunu ise tapuda kaydı olmayan taşınmazların zilyetlik yoluyla adınıza tespit edilmesini düzenlemiştir.  Diğer bir anlatımla şartlar oluştuğunda zilyet olduğunuz taşınmazın tapusunu almanız mümkündür.Peki bu koşullar nelerdir?

MEDENİ KANUNA GÖRE KAZANIM

Medeni kanunun 713.Maddesine göre ‘’Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.

Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.

Medeni kanuna göre zilyetlik sebebiyle tescil talep edebilmemiz için taşınmazın tapuya kayıtlı olmaması veya tapu kayıtlı olup tapu kaydından malikinin kim olduğunun anlaşılamaması veyahut tapuda malik görünen kişinin gaipliğine karar verilmiş olması gerekir.

Ayrıca taşınmaz üzerindeki zilyetliğiN 20 yıl davasız ve aralıksız olması gerekir. Davasızlık, zilyeti olduğunuz taşınmazın mülkiyetine veya taşınmaz üzerindeki zilyetliğinize yönelik  dava açılmaması anlamına gelir. Aralıksızlık şartı ise taşınmaz üzerindeki hakimiyetinizin 20 yıl boyunca ara vermeden devam etmesidir.

Kanunun aradığı diğer bir şart ise taşınmaza malik sıfatıyla zilyet olunmasıdır. Malik sıfatıyla zilyet olmak, taşınmazın size ait olduğu inancı ile kullanmanız ve o taşınmazdan yararlanmanızdır. Örneğin, taşınmazı başkasından kiralamışsanız malik sıfatıyla zilyet olmazsınız.Taşınmazın size değil başkasına ait olduğunu bilirsiniz. Bu durumda tescil talep etmeniz mümkün olmaz.

Kanunda açık olarak belirtilmese de zilyedi olduğunuz taşınmazın adınıza tescil edilebilmesi için özel mülkiyete elverişli olması gerekir.  Kumsallar, ormanlar, meralar, yaylak ve kışlaklar, denizler, göller, genel akarsular, genel yollar, meydanlar, kayalıklar özel mülkiyete elverişli değildir.Ormanın belirli bir bölümünü 50 yıldır kullanıyor olsanız bile ormanlar özel mülkiyete elverişli olmadığı için adınıza tescil ettiremezsiniz. Açıklanan bu şartlar gerçekleşmiş ise dava açarak taşınmazın adınıza tescilini sağlayabilirsiniz.

 

KADASTRO KANUNUNA GÖRE KAZANIM

Kadastro kanununun 14. Maddesine göre ’’ Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.’’

Tapusuz taşınmazların kazanımında kanunumuz sulu topraklarda 40 dönüm, kuru topraklarda 100 dönüm olmak üzere bir üst limit belirlemiştir. Yani En fazla kazanabileceğiniz taşınmaz,  sulabilir nitelikte ise 40 dönüm, sulanma imkanı yoksa 100 dönüm olarak belirlenmiştir. 500 dönüm araziyi adınıza tespit ettiremezsiniz. Yine burada da yukarıda açıkladığımız çekişmesiz yani davasız ve aralıksız en az 20 yıl zilyet olma şartı aranmaktadır. Bunların dışında kanun zilyetliğin bazı belgelerle ispat edilmesini aramaktadır.

Bu belgeler, 31/12/1981 tarihine veya daha önceki tarihlere ait vergi kayıtları, Tasdikli irade suretleri ile fermanlar, Muteber mütevelli, sipahi, mültezim temessük veya senetleri, Kayıtları bulunmayan tapu veya mülga hazinei hassa senetleri veya muvakkat tasarruf ilmuhaberleri, Tasdiksiz tapu yoklama kayıtları, Mülkname, muhasebatı atika kalemi kayıtları, Mubayaa, istihkam ve ihbar hüccetleri, Evkaf idarelerinden tapuya devredilmemiş tasarruf kayıtlarıdır. 

DAVAYI KİME KARŞI AÇACAĞIZ?

Zilyedi olduğunuz taşınmaz tapuya kayıtlı değil ise veya tapu kaydında malikinin kim olduğunu anlaşılmıyor ise davayı Hazine’ ye yöneltmeniz gerekir. Eğer taşınmaz tapuya kayıtlı ancak tapuda malik görünen kişinin gaipliğine karar verilmiş ise davayı gaibin mirasçılarına yöneltiriz.

Bu yazımızda zilyetlik ile kazanımı kısaca özetlemeye çalıştık. Zilyetlik ile kazanımın bir çok koşulu olması ve dava öncesinde detaylı bir araştırma gerektirmesi sebebiyle açacağınız davalarda alanında uzman hukukçulardan destek almanızı öneriyoruz.

Yazımızın yararlı olması dileğiyle.

 

 

Avukat Mehmet Umut Erdem –Adana Barosu Sicil: 3893

mehmetumuterdem@hotmail.com

 

 


Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum Yaz

Diğer Yazılar

Av. MEHMET UMUT ERDEM  ADANADAN YAZIYOR

Av. MEHMET UMUT ERDEM ADANADAN YAZIYOR

Kredi kartı kullanımına bağlı gelişen dolandırıcılık yöntemleri

25.09.2017

         Teknolojinin gelişmesi ile birlikte bankacılık ve e-ticaret gelişmiş bunlara bağlı olarak banka ve kredi kartı kullanımı yaygınlaşmıştır. Kredi kartlarının vatand...


Devamını Gör